Sitemize HOŞ GELDİNİZ...
ozon sauna
Merkez Ofis 0 312 255 01 55

Ozon Terapi Yöntemleri

Ozon terapi Nedir?


Ozon gazı tedavi amacıyla vücuda çeşitli şekillerde verilebilir. Bunlardan hangisinin tercih edileceği kuşkusuz hekimin kararıdır. Hastalığın evresine,hastadaki bulguların şiddetine göre uygulanacak yöntemin değişkenlik göstereceği muhakkaktır. Kaldı ki hastalardaki bireysel farklılıklar da seçilecek yöntemi etkiler. Başlıca uygulama yöntemlerini şöyle sıralayabiliriz.

1- OTOHEMOTERAPİ : “Ozon-Oksijen karışımının damar içine verilmesi” Hastadan steril şartlarda özel vakumlu şişeler,kanüllerden ibaret setlerle 50-100 cc kan alıp bunu ozonla karıştırdıktan sonra yeniden damara geri verme yöntemidir.Bu sırada strerilite ve hastanın işleme hazırlanması son derece önemlidir. Uygulama sırasında damarın doğru olarak bulunması ve içine girildiğinden emin olunması gereklidir. Doğru yerde olunduğunda otomatik olarak kan vakumlu tertibatın içine dolmaya başlar. Ortalama 20 dakika kadar sürecek bu işlem sırasında kan alma işlemi yapılan kolun hiçbir şekilde oynatılmaması gerekir.
Zira damardan oynayan iğne, verilen ozonlu kanın damar dışına çıkmasına yol açar. Bu da uygulama bölgesinde ciddi ağrı,şişme ve renk değişikliğine yol açar

2- ENJEKSİYON YÖNTEMİ :  Deri altına veya adaleye hatta eklem içerisine enjeksiyonlar şeklinde ozon gazı karışımı verilebilir. 3-6 cm3 miktarındaki ozon, cihazdan çekilerek hastaya enjekte edilmektedir.

3-KESE İÇERİSİNDE OZON TEDAVİSİ :  Bacak yaralarında ozon ve O2 gazı karışımı bir kese içerisinde uygulanabilir. Bu kese bir defa kullanımlık özel sübap sistemi olan naylondan imal edilmiş torbacıklardır.Diğerleri gibi seanslar halinde gelen hastalara bazen tek başına bazen de diğer yöntemlerle birlikte yapılan uygulamadır.

4- OZONLANMIŞ SU İLE TEDAVİLER :  Ozonlu su ile ağzı çalkalamak ,ozonlu suları içme tedavisi veya ozonlu suların sorunlu olan hastalıklı bölgelere sürülmesi şeklinde yapılır. Cihazlar otomatik olarak içindeki ozon düzeyi ayarlanabilecek şekilde ozonlu su üretirler. İşte bu sulardan diş hekimliğinde veya bazı cilt hastalıklarında dışarıdan sürmek suretiyle ozon tedavisi yapmak mümkün olmaktadır.


5-LAVAJ UYGULAMALARI : Barsak lavajları ( yıkanması) kolitler ve kalın barsak iltihaplarında yapılır. Yine mesane yıkanması da özellikle kronik sistitlerde tercih edilen bir yöntemdir. Bu amaçla basınç ile birlikte ozonlu suyu verecek düzenekler kullanılır. Hatta bu işlem sırasında ozonla birlikte olması uygun başka kimyasal maddelerde tedavi amacıyla verilebilmektedir.

Ozonun Tarihçesi

163 yıldır tıbbın hizmetinde Ozonun ya da oksijenli suyun yararları ilk kez İsviçre'de 1840 yılında Alman kimyacı Christian Fredrick Schönbein tarafından keşfedildi.

1856 yılında ameliyathane sterilizasyonunda kullanıldı.

1860'da Monaco'da suların ozonla temizlenmesine başlandı. Ozonun, bakteri ve virüsleri öldürmesinin yanı sıra sudaki koku ve kötü tadı da ortadan kaldırdığı görüldü.1900 yılında Nicola Tesla, ilk ozon jeneratörünün patentini aldı.

1902'de H.J. Clarke ozonu anemi, kanser, diyabet, influenza ve morfin zehirlenmesinde kullandı.

1915'de Dr. Albert Wolf, 1. Dünya Savaşı sırasında kangren ve yaraları ozonla tedavi etti.

1926'da Dr. Otto Warburg Berlin'de kanserin hücre düzeyinde oksijen azlığından meydana geldiğini bildirip, bu saptaması ile 1931 ve 1944 Nobel ödüllerini aldı.

1957'de Dr. J. Hansler kendi medikal ozon jeneratörü patenti aldı.

1961'de Hans Wolf'ün tanıttığı major ve minör otohemoterapi teknikleri kullanılmaya başlandı.

1977'de Dr. Renate Viebahn ozonun vücuttaki etkilerini teknik olarak açıkladı.

1979'da Dr. George Freibott ilk AIDS hastasını ozonla tedaviye aldı.

1980'de Dr. Horst Kief, ozonla AIDS tedavisinde başarı kazandığını öne sürdü.

1992'den bu yana da Rusya'da yanık tedavilerinde kullanılıyor.

1998'den bu yana Türkiye'de Kızılay Altıntepe Araştırma Hastanesi'nde ve bazı muayenehanelerde ozon kullanılıyor.

Ozon terapi, ozon terapi nedir, ozon yağı